Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2025/2257 E., 2025/10230 K. sayılı kararı
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 20.10.2025 tarihli, 2025/2257 E. ve 2025/10230 K. sayılı kararı
T.C.
Yargıtay
10. Ceza Dairesi
2025/2257 E., 2025/10230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2796 E., 2025/533 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... için re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Sanık ile hakkında beraat kararı verilen sanık ... arasındaki HTS kayıtlarının getirilmesine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık ... hakkında temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ve 62. maddesinin uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610-2014/512, 2013/841-2014/513, 2014/166-514 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu elde edilen ve suçun maddi konusunu teşkil eden deliller "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasanın 38. maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a maddesi, 217/2. maddesi, 230/1-b maddesi ve 289/1-i maddesi uyarınca hükme esas alınamaz.
Bu itibarla; ihbar tutanağına göre açık kimlik bilgileri ve motor plakası öğrenilen ve suç konusu uyuşturucu maddeyi sattığı bilgisi alınıp hakkında ''somut suç şüphesi'' oluşan sanığın, fiziki takip sonucu yakalandığı, emniyete götürüldüğü ve önleme arama kararı uyarınca üzerinde yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanığın üstünün aranabilmesi için CMK'nın 116 ilâ 119. maddeleri uyarınca alınmış "adli arama kararı" ya da "Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri" olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.