ADALET HABERLERİ

ADALET HABERLERİ

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/11224 E., 2024/4363 K. sayılı kararı

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/11224 E., 2024/4363 K. sayılı kararı
1 Okunma

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 11.06.2024 tarihli, 2022/11224 E., 2024/4363 K. sayılı kararı

T.C.

Yargıtay

1. Ceza Dairesi

2022/11224 E., 2024/4363 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1669 E., 2022/398 K.

SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme ve bu suça azmettirme, kasten öldürme, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden, 5271 sayılı Yasa' nın 294 üncü maddesindeki "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenleme karşısında temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediği anlaşılan sanık müdafinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Diğer temyiz istemleri yönünden;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar Yakup Kerem ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2014/322 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile,

a. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38/1. maddesi delaletiyle 82/1-a, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

c. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

d. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

e. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a, 29, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

f. Sanık ... hakkında maktuller ..., ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/1669 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanık ... Müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, usule, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

2. Sanık ... Müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Sanık ... Müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, iştirakin derecesine,

4. Sanık ... Müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,

ilişkindir.

III. GEREKÇE

... liderliğinde kurulduğu iddia edilen suç örgütü tarafından, Hüseyin Saral isimli kişinin İtalya'da öldürülmesi ile bağlantılı olarak sorumlu tutulan bir başka suç örgütü grubu olan Sedat Şahin ve örgüt üyelerine yönelik kan gütme ve intikam saikiyle gerçekleştirilmesi planlanan eylemlerin daha etkin şekilde yürütülmesi amacıyla ana örgüt yapılanmasına bağlı olarak ... ve ... liderliğinde taşeron suç örgütlerinin oluşturulduğu iddia edilerek anılan sanıklar hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurma suçlamasıyla açılan kamu davasında, varlığı ileri sürülen örgütün çıkar amacının ne olduğunun belirlenemediği, hiyerarşik yapı içinde emir ve talimatla süreklilik arz edecek şekilde faaliyetler gerçekleştirildiğine dair somut delil elde edilemediği, başka bir suç örgütüne duyulan öfkenin suç örgütünün varlık amacı olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilerek atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine ilişkin verilen kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

A. ... Hakkında Maktul ...'a Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.23.10.2005 günü saat 17:00 sıralarında Üsküdar ilçesi Bahçelievler mahallesi Bosna Bulvarı üzerinde bulunan Maxi Alış Veriş merkezi önünde maktul ...'in kız arkadaşı mağdur ...'ün kullanımındaki 34 DM.. plakalı oto seyir halindeyken trafik ışıklarında yavaşlamasından faydalanan iki kişi tarafından ateşli silahlarla yapılan saldırı sonucu araç içerisinde ön sağ koltukta bulunan maktulün çeşitli yerlerinden aldığı isabetlerle olay yerinde öldüğü, sürücü koltuğunda oturan mağdur ...'ün ise yaralandığı, yapılan soruşturma kapsamında 24.10.2005 tarihinde sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'nın 34 UBJ.. plakalı araçta yakalandıkları, aracın kiralık olması nedeni ile üzerinde bulunan

ekip mobilin 23.10.2005 tarihindeki sinyal bilgileri incelendiğinde olay saatine yakın saatlerde cinayetin işlendiği bölgeden sinyal aldığının tespit edildiği, sanık ...'in savunması doğrultusunda Carrefour ve Capitol alışveriş merkezlerine ait güvenlik kamera kayıtları ile sanığın fotoğraflarının karşılaştırılmasına ilişkin 09.01.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın saat 16:08 ve 16:46 'da kamera kadrajına girdiğinin tespit edildiği, eylemin ise 17:00 sıralarında gerçekleştirildiği, sanığın olay saatinde bulunduğunu iddia ettiği yer ile olay yeri arasındaki mesafenin yakın olduğunun anlaşıldığı, tanık Fatih (Yurttaş) 'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında maktulün arkadaşı olduğunu, ölmeden önce maktulün kendisine "beni organizeden çağırdılar ve dikkatli olmam konusunda beni uyardılar, beni Sarallar grubundan birilerinin takip ettiğini , beni öldürmek istediklerini söylediler" dediğini ifade ettiği, olayın görgü tanıkları tanıklar Fatih (Gülsüntürk) ve Ferdi'nin beyanlarında olay anında iki kişi gördüklerini, birinin ateş ettiğini belirttikleri ancak eşgallerini net olarak görmediklerinden sanıkları teşhis edemedikleri, olayla ilgili beyanı alınan 1 nolu gizli tanığın anlatımlarında, olay günü silah sesi duyduğunu, o yöne doğru döndüğünde, eşgalini ve kıyafetlerini tarif ettiği iki kişinin kendisine doğru yürüdüğünü gördüğünü, bir tanesinin elinde silah bulunduğunu, bu şahsın tabancasının şarjörünü çıkarttığını, 2.şahsın elinde sarı bir mont gördüğünü bu şahısta silah olmadığını, 3.bir şahsın da elinde silahla, bu şahıslara "gidin" işareti yaptığı, bunun üzerine iki kişinin cami sokağa girip kaybolduğunu, 3.kişinin daha sonra yeşil renkli Honda Civic marka bir aracın ön koltuğuna şöför yanına oturduğunu, aracı tahminine göre 4.bir kişinin sürdüğünü bu kişiyi görmediğini, sonrasında bu aracın diğer iki kişinin gittiği yöne doğru gittiğini, 1 ve 2 nolu şahısları net olarak gördüğünü, görse teşhis edebileceğini,2.kişiye gidin işareti yapan 3.kişi ile Honda araçtaki 4.kişinin yüzünü net görmediğini ifade ettiği, gizli tanığın 27.10.2005 tarihinde yaptığı canlı teşhis işleminde ateş eden kimsenin yanında bulunan ve elinde sarı mont olan kişinin sanık ... olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiği, yine göz altına alınan şahısların montları başka bir masaya konarak tanığa gösterildiğinde sanık ...'e ait sarı montu da kesin şekilde teşhis ettiği, sanığın yakalanması sırasında üst aramasında Ali Genç adına düzenlenmiş kimliğin çıktığı, evinde yapılan aramada ise yasak nitelikli silahların tespit edildiği nazara alındığında sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek kimliği belirlenemeyen diğer kişilerle birlikte eyleme fail sıfatıyla iştirak ederek maktule karşı kasten öldürme suçunu işlediği anlaşılan olayda,

2.a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, gizli tanık beyanı, olaya ilişkin Maxi Alışveriş merkezinin güvenlik kamera görüntülerinin tespit edildiği tutanak içeriği ve olaya ilişkin görgüye dayalı tanıkların beyanları ile gizli tanık beyanının uyum göstermesi, sanığın olay sonrası yakalandığı kiralık araçta bulunan takip sisteminde olay saatinde maktulün öldürüldüğü bölgede olduğunun anlaşılması, sanığın üst aramasında başkasına ait kimliğin çıkması, ev aramasında ise yasak nitelikteki silah ve susturucu elde edilmesi karşısında, eylemin sanık tarafından fail sıfatıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktul ...'na Yönelik Nitelikli Kasten Öldürme ve Bu Suça Azmettirme Suçları Yönünden

1.29.08.2005 tarihinde saat 15:00 sıralarında Millet cad. Topkapı Haseki Hastanesi Tramvay durağı trafik ışıklarında , bir şahsın 34 Z .. plakalı otoya tabanca ile ateş açtığı, otoyu kullanan şahsın yaralanması sonucu trafik lambasına çarparak durduğu ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, yapılan soruşturma kapsamında yakalanan temyiz dışı sanık ...'un ifadesi sırasında maktul ...'in öldürülmesi olayında kullanılan silahı ... isimli kişiden aldığını ve memleketinde bulunan kayınbiraderlerine verdiğini ifade etmesi üzerine yapılan araştırmada olay yerinden elde edilen (7) kovanın sanığın beyanında geçen tabancadan atıldığının tespit edildiği, olay yerinde bulunan tanıkların eylemi gerçekleştiren kişinin şoför mahallini hedef alarak ateş ettiğini ifade ettikleri, sanık ...'ın savunmasında halasının oğlu Tezcan ile ilgili olarak maktul ile görüştüğünde kendisine ve tüm ailesine küfür etmesinden ötürü husumet beslediğini, korkutmak amacıyla ... ile anlaştığını, öldürmesi yönünde bir talimat vermediğini ifade ettiği, sanığın beyanında geçen Tezcan isimli şahıs ile ilgili olarak maktulün oğlu Zafer'in beyanında, anılan şahsın daha önce içkili şekilde otellerine gelerek olay çıkardığını, sonrasında barıştıklarını, babasının öldürülme sebebini bilmediğini ifade ettiği, ...'in ifadesinde sanık ...'ın maktulün öldürülmesine yönelik talimatı verirken yanlarında ... ve ...'in de bulunduğunu, olaydan bir gün önce ... ve ... ile öldürülecek kişiyi takip ederek keşif yaptıklarını, sanık ...' in ise kendisini ... ve ...'in aldığını, araçta ...'in de bulunduğu, biz seni arayacağız otobüs geldi diyeceğiz sen de bu mesajı ...'e ileteceksin dediklerini, sonrasında ...'in kendisini arayarak "otobüs geliyor" dediğini ve mesajı ...'e ilettiğini ifade ettikleri, ...'ın beyanında alacağını almak amacıyla sanıklar ... ile ...'ın yanına gittiklerinde "Fındıkzade'ye git ...'e sadece mesaj verilecek " dediklerini, kendisini kıramadığından Cengiz'e telefon ederek ...'in yanında durmasını istediği ve sonrasında ...'in yanında bulunan Cengiz'i arayarak "arkadaşın otobüsü geliyor " dediğini ifade ettiği anlaşılmakla, eylemde sanık ...'ın ailevi nedenlerle kişisel husumet beslediği maktulün öldürülmesi için sanık ...'e silah ve araç temin ettiği, sanıklar ... ve ...' i sanığa yardım etmesi ve olayı planlamaları için görevlendirdiği, maktulün aracının plakasını ve iş yeri adresini verdiği, haberleşmeyi sağlaması için sanık ...' i olaya dahil ettiği,

sanıklar ..., ... ve ...'in olay öncesinde maktulü takip ettikleri, eylemin nerede ve nasıl gerçekleşeceğini planladıkları, yaptıkları keşif ile maktulün araç geçiş güzergahını tespit ettikleri, eylem öncesi belirlenen roller kapsamında maktulün geçiş güzergahı üzerinde sanıkların konumlandıkları, sanıklar ... ve ...' ın gözcülük yaparak aracın yaklaştığını "otobüs geliyor" şeklindeki şifreli ifadeyle sanık ...'in yanında bulunan sanık ...'e haber verdikleri, sanık ...' in ise bu şifreli cümleyi sanık ...'e ilettiği, aracın ışıklarda durması üzerine sanık ...'in aldığı talimat doğrultusunda hedef konumdaki maktulün aracına yaklaşarak öldürmeye elverişli silahla yakın mesafeden hayati bölgelerini hedef almak suretiyle eylemi gerçekleştirdiği, olay sonrasında sanık ...'ın olayda iştiraki olan sanıklara para yardımında bulunduğu, saklanmaları için yer temin ettiği, HTS kayıtlarında sanıkların cep telefonlarının olay mahalline yakın yerlerden sinyal verdiği ve birbirleriyle iletişim halinde olduklarının anlaşılması karşısında sanık ...'ın maktulün öldürülmesine yönelik azmettirmesi üzerine sanık ... ile temyiz dışı sanıklar ..., ... ve Cengiz tarafından tasarlayarak kasten öldürme suçunun işlendiği anlaşılan olayda;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık ... ile temyiz dışı sanıklar ... ve Cengiz'ın ikrara yönelik savunmaları, olaya ilişkin görgü tanıklarının anlatımları karşısında maktule yönelik öldürme eylemini sanık ...'ın "azmettiren" sıfatıyla verdiği talimat üzerine sanık ...'in "asli fail" sıfatıyla iştirak etmek suretiyle gerçekleştirdiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktuller ... ve ...'a Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

30.10.2005 tarihinde saat 15:10 sıralarında Bayrampaşa ilçesi ... Mahallesi ... Cad. No:53 de bulunan Yükseliş İletişim isimli telefon bayiine yapılan silahlı saldırı sonucunda maktuller ... ve ...' un öldürüldüğü, olay ile ilgili olarak dinlenen tanıkların eşgal bilgisi vermekle birlikte şahısları net olarak görmemeleri nedeni ile teşhis yapamadıkları, sanık ...'in anlatımlarından maktul ... ile arasında önceye dayalı kişisel bir husumet olduğunu, olay öncesinde maktul ... ve arkadaşları tarafından kaçırılarak dövüldüğünü, sonrasında ölüm tehditleri aldığını belirttiğinin anlaşıldığı, tanıklar ..., ..., ... ve ...'in beyanlarının sanığın savunmasını desteklediği, yapılan soruşturma kapsamında alınan ...' in beyanında özetle, ...'ın Bayrampaşa 'daki cep telefonu dükkanında iki kişinin öldürülmesi talimatını kendisine verdiğini, bu olayı ... ve ... ile birlikte gerçekleştireceklerini ancak kendisi ve ...'un vazgeçtiklerini ifade ettiği, ...'un alınan beyanında ...'in ifadesini doğruladığı, yargılama aşamasında vefat eden sanık ...'ın savunmasında olay öncesi ... ile buluştuklarını ardından ... tarafından verilen tabancalarla eylemi ..., ... ve kendisinin birlikte gerçekleştirdiğini ifade ederek ikrarda bulunduğu, sanıklar ... ve ...' in mahkemeye sundukları dilekçeler ile ...'ın beyanlarını doğruladıkları, eylemde 3 farklı silahın kullanıldığının anlaşıldığı, sanıkların ikrarlarının kriminal raporlar, olay yeri inceleme ve otopsi raporları ile desteklendiği, her ne kadar sanıklar savunmalarında maktul ... ile konuşmak üzere gittiklerinde, kendilerine küfür etmesi üzerine eylemi gerçekleştirdiklerini, öldürme kararlarının olmadığını beyan etmişseler de, bu savunmaların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, sanıkların önceden hazırlık yaparak ve silahlanmak suretiyle olay yerine gitmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmakla sanıkların eylemlerini doğrudan öldürmeye yönelik kast altında gerçekleştirdikleri, eylemin baştan itibaren, fikir ve eylem birliği içerisinde sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından kişisel husumetlerle olay öncesinde keşif yaparak planlama ve iş bölümü yapmak suretiyle tasarlayarak gerçekleştirdiklerinin ikrara dayalı savunmalar, HTS ve baz istasyonu kayıtları, kriminal rapor ile anlaşılan olayda;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere

dayandırıldığı, sanıklar ..., ..., ...'in ikrara yönelik savunmaları, kriminal rapor ve HTS kayıtları karşısında eylemin sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanıklar tarafından fail sıfatıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'e Karşı Kasten Yaralama ve 6136 Sayılı Yasa'ya Aykırılık Suçları İle Sanık ... Hakkında Maktuller ... Ve ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Giriş Bölümünde Açıklanan Nedenlerle

Sanıklar Yakup Kerem ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Maktul ...'a Yönelik Kasten Öldürme, Sanık ... Hakkında Maktul ...'na Yönelik Kasten Öldürmeye Azmettirme, Sanık ... Hakkında Maktuller ..., ... ve ...'a Yönelik Nitelikli Kasten Öldürme, Sanık ... Hakkında Maktuller ... ve ...'a Yönelik Nitelikli Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde A-2, B-2, C-2 bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/1669 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanık ...'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Kaynak:https://www.hukukihaber.net/yargitay-1-ceza-dairesinin-202211224-e-20244363-k-sayili-karari