ADALET HABERLERİ

ADALET HABERLERİ

'Çocuğun sırf konu değil, özne olarak kabul edildiği bir aile yargılaması pratiğine ihtiyaç var'

'Çocuğun sırf konu değil, özne olarak kabul edildiği bir aile yargılaması pratiğine ihtiyaç var'
3 Okunma

Avukat Bahar Gültekin Candemir, "Çocuğun sırf konu değil, özne olarak kabul edildiği; görüşünün samimi, güvenli ve uzmanlıkla alındığı, psikososyal destek mekanizmalarının etkin kullanıldığı bir aile yargılaması pratiğine ihtiyaç var" dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, Türkiye Adalet Akademisi (TAA) tarafından, 2025 Aile Yılı dolayısıyla düzenlenen "Aile Hukuku Sempozyumu"nun açılışında konuştu.

Ankara Dikmen Hakimevi'nde yapılan ve üç gün (20-22 Kasım) sürecek sempozyumun açılışında Candemir'in yanı sıra Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün ile TAA Başkanı Bekir Altun birer konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasında çağdaş Cumhuriyetimizin dönüm noktasını ifade eden aile hukukunun medeni hukukumuzun da merkezinde yer aldığına dikkat çeken Candemir, kamu düzeniyle de yakından ilgili olan aile hukukunda verilen her kararın tarafları olduğu kadar, çocukları, daha geniş nitelikteki aile fertlerini ve hatta gelecekteki kuşakları etkilediğine vurgu yaptı. Candemir, "Tam da bu yüzden, aile hukukunda öngörülebilirlik, eşitlik, toplumsal cinsiyet adaleti ve çocuğun üstün yararı ilkelerinin birlikte ve tutarlı şekilde uygulanması hayati önemdedir" dedi. Bu çerçevenin merkezinde çocuğun yer aldığını söyleyen Candemir, "Çocuğun sırf konu değil, özne olarak kabul edildiği; görüşünün samimi, güvenli ve uzmanlıkla alındığı, psikososyal destek mekanizmalarının etkin kullanıldığı bir aile yargılaması pratiğine ihtiyaç var" dedi.

Candemir, son yıllarda tartışılan "nafaka"nın aile hukukunun sosyal boyutunu yansıtan, özellikle de ekonomik şiddete maruz kalma riski taşıyan kadınlar ve çocuklar açısından hayati bir kurum olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, "Türkiye Barolar Birliği olarak biz, nafaka tartışmasının hak temelli, veriyle desteklenen, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve çocuğun üstün yararını esas alan bir zeminde yürütülmesinden yanayız" ifadelerini kullandı.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede 6284 sayılı kanunun en önemli yasal dayanaklardan biri olduğunu hatırlatan TBB Başkan Yardımcısı Candemir, "Koruyucu ve önleyici tedbirler, şiddet döngüsünü kırmanın, bazen de bir yaşamı kurtarmanın tek yolu olabiliyor. Buna rağmen uygulamada; tedbir kararlarının verilmesinde tereddütler, sürelerin kısa tutulması, kolluğun ve ilgili kurumların koordinasyon eksiklikleri, mağdurun başvuru sürecinde yaşadığı engeller gibi sorunlar devam ediyor" dedi.

Candemir, konuşmasında aile hukukunda arabuluculuk konusuna da değinerek şunları söyledi:

"Şiddet iddiası olan, güç dengesizliğinin belirgin olduğu, taraflardan birinin ekonomik ve sosyal açıdan bağımlı olduğu durumlarda arabuluculuk, güçlünün iradesini dayattığı bir alana dönüşme riski taşır. Çocukla ilgili konularda, tarafların mutabakatı tek başına yeterli olmaz; çocuğun üstün yararı hakim tarafından kamu düzeni yönünden mutlaka denetlenmelidir. Türkiye Barolar Birliği, aile hukukunda arabuluculuk düzenlemelerine, özellikle zorunluluk ve kapsam bakımından, eleştirel ve temkinli yaklaşmakta; bu alandaki düzenlemenin, insan hakları belgeleriyle ve toplumsal gerçeklikle uyumlu olmasını savunmaktadır."

Konuşmasında İstanbul Sözleşmesi'ne de vurgu yapan Candemir, "Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesi, normatif düzeydeki bu güçlü çerçevenin önemini ortadan kaldırmıyor. Biz, barolar ve kadın hakları alanında çalışan tüm hukukçular olarak, İstanbul Sözleşmesi'ni hâlâ; şiddetin tanımlanması, devletin pozitif yükümlülükleri, önleyici politikaların tasarımı ve veriye dayalı politika üretimi için temel bir referans metin olarak görüyoruz. Aileyi gerçekten güçlendirmek istiyorsak, aile içindeki şiddeti görünmez kılan değil, onu önleyen, mağduru koruyan ve faile yaptırım uygulayan bir yaklaşımı benimsemek zorundayız" ifadelerini kullandı.

Kaynak:https://www.hukukihaber.net/cocugun-sirf-konu-degil-ozne-olarak-kabul-edildigi-bir-aile-yargilamasi-pratigine-ihtiyac-var